Didim Akbük'de madene bilirkişi engeli

Didim’in Akbük Mahallesi’nde yapılmak istenen kalker ocağı ve kırma-eleme tesisiyle ilgili bilirkişi raporu açıklandı. Raporda, yeraltı ve yüzey sularının kirlenme riski taşıdığı ve ekosistemin kalıcı zarar görebileceği belirtildi.

Didim Akbük'de madene bilirkişi engeli

Aydın’ın Didim ilçesine bağlı Akbük Mahallesi’nde yapılmak istenen maden ocağına ilişkin bilirkişi raporu açıklandı. Raporda, projenin bölgeye vereceği zararlar ayrıntılı biçimde ortaya konuldu.

D.Y.M Değişim Yapı Market İnşaat Enerji, Maden, Gıda Tarım Hayvancılık Dayanıklı Tüketim Malları Nakliye Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından bölgede kalker ocağı ve kırma–eleme tesisi kurulmak istendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, proje için 23 Temmuz 2025 tarihinde “çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı verdi.

Bu karara karşı bölge halkı ve yaşam savunucuları tarafından dava açıldı. Aydın 2. İdare Mahkemesi’nde görülen davada yapılan keşif ve incelemeler sonrası bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, projenin çevre ve yaşam üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.

SU SORUNUNA DİKKAT ÇEKİLDİ

Bilirkişi raporunda, Didim’in hâlihazırda ciddi bir su stresi yaşadığı da hatırlatıldı. İçme suyu kaynaklarının büyük ölçüde azaldığı, yeni su temini projelerinin hayata geçirilemediği kaydedildi. Bu koşullarda mevcut yeraltı su kaynaklarının zarar görmesinin bölgeye olumsuz etkileri olacağı vurgulandı. Tarım, turizm ve sınırlı su varlıklarıyla ayakta duran Didim’de geri dönüşü olmayan çevresel zararların kamu yararıyla bağdaşmadığı belirtildi.

DİDİM MADEN SAHASI DEĞİL, YAŞAM ALANIDIR

Didim Derneği konu hakkında yaptığı açıklamada, şunları belirtti:

"Bilirkişi değerlendirmelerinde, madencilik faaliyetinin ekonomik katkı sağlayabileceği kabul edilmekle birlikte, asıl tartışılması gerekenin bu faaliyetin çevreye vereceği zararların kabul edilebilir olup olmadığı özellikle vurgulanmaktadır. Didim; tarımı, turizmi, doğal yaşamı ve sınırlı su varlıklarıyla ayakta duran bir kenttir. Bu değerlerin geri dönüşü olmayan biçimde zarar görmesi, kamu yararı kavramıyla bağdaşmamaktadır. Sonuç olarak bilirkişi raporu, Didim’in suyunu, toprağını ve yaşam sistemini tehdit eden bu projenin ‘ÇED gerekli değildir’ kararıyla geçiştirilemeyeceğini açıkça göstermektedir. Kentimizin ekosisteminin, yeraltı ve yüzey sularının, bilimsel uyarılar yok sayılarak riske atılmasına karşıyız. Didim’in doğası bir maden sahası değil, bir yaşam alanıdır. Bu gerçeği tekrar ve ısrarla dile getiriyor; bu yaşamı gelecek kuşaklar için savunmaya devam edeceğiz."

PROJE HAKKINDA

Proje, yaklaşık 24 hektarlık ormanlık alanda yapılmak isteniyor. Yılda 2 milyon ton kalker çıkarılması, kırma-eleme tesisinde ise 1,2 milyon ton malzemenin işlenmesi hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında her ay 10 patlatma yapılması planlanıyor.

Kaynak: www.birgun.net