Doğa için Sanat Derneğinden Kanal İstanbul Projesine tepki

Uluslararası Ekokırım Farkındalık Günleri kapsamında Doğa İçin Sanat Derneği, 8 Haziran'da ekokırıma yol açacak Kanal İstanbul projesine dikkat çekmek için Sazlıdere'de basın açıklaması yaptı. Ekokırım Farkındalık günleri kapsamında bugün de (9 haziran Salı) Feshane'de fotoğaf segisi olacak ve Kanal İstanbul için yapılacak panelde Kanal İstanbul'un ekolojik ortama, Marmara denizine ve İstanbul'a vereceği zararlar ve tehlikeler konuşulacak. Dün yapılan basın açıklaması metni aşağıdaır.

Doğa için Sanat Derneğinden Kanal İstanbul Projesine tepki

BASINA VE KAMUOYUNA

​KÜRESEL EKOKIRIM:"KANAL İSTANBUL" 

KANAL İSTANBUL, SON YILLARDA ÜLKEMİZİN HER KÖŞESİNDE GİDEREK ARTAN EKOKIRIM SUÇLARININ EN ÖNEMLİLERİNDEN BİRIDIR . 

​Bugün geldiğimiz noktada, doğanın insan eliyle bilinçli ve geri dönülemez bir şekilde yok edilmesi anlamına gelen EKOKIRIM (Ecocide), küresel bir suç olarak dünya vizyonunda tartışılmaktadır. Belçika başta olmak üzere birçok ülke ekokırımı bir ceza hukuku suçu olarak tanırken, ülkemizde de bu yıkıma karşı güçlü bir ses çıkarma zorunluluğu her geçen gün büyümektedir.

Bir bütün olarak baktığımızda, adeta devasa bir ekokırım alanına dönüşmiş olan dünya kentimiz İstanbul,  ​16 milyon nüfusuyla; plansız kentleşme, deprem tehlikesi ve iklim krizi karşısında savunmasız bırakılmıştır. Kentimiz; su havzalarını, kuzey ormanlarını ve kıyı alanlarını sermaye siyasetine kurban vermektedir.

​Mega Projelerin Ağır Faturası: 3. Köprü, Kuzey Marmara Otoyolu ve İstanbul Havalimanı gibi projeler kentin ekolojik bütünlüğünü hançerlemiştir. Sadece Kuzey Marmara Otoyolu nedeniyle 1.465,1 hektarlık orman alanı haritadan silinmiş, su havzalarımız ranta kurban edilerek Kanal İstanbul ve Yenişehir Rezerv Alanı uğruna, yıllık 55 milyon m³ su verimi olan Sazlıdere Barajı içme suyu statüsünden çıkarılmış ve TOKİ yapılaşmasına açılmıştır.

​Ömerli Havzası Tehlikede: İstanbul'un su ihtiyacının yarısını karşılayan Ömerli Havzası'ndaki 250 hektarlık tarım ve mera alanına, toksik atık riski barındıran Tuzla Biyoteknoloji İhtisas OSB kurulmak istenmektedir. Bilirkişi raporlarının da açıkça belirttiği üzere; Ömerli İçmesuyu Havzası’nın korunmasındaki kamu yararı, ekonomik çıkarlardan üstündür!

​"Yeşil" Maskeli Yeni Tehdit (INRAIL): Kamuoyuna "iklim dostu" olarak pazarlanan 127 kilometrelik Kuzey Demiryolu Geçişi (INRAIL) projesi, gerçekte Kuzey Ormanları'nı parçalayacak ve Ömerli, Büyükçekmece, Sazlıdere, Alibey havzalarını yeni bir lojistik ve yapılaşma dalgasıyla yok edecektir.

​Gerek İstanbul’daki projeler gerekse ülkemizin dört bir yanındaki (Diyadin vb.) ekolojik yıkımlar, doğaya karşı işlenen küresel birer ekokırım suçudur. Doğaya ağır ve uzun süreli zarar veren bu suçların uluslararası hukukta 5. suç kategorisi olarak kabul edilmesi için yürütülen mücadeleyi destekliyoruz.


​Bizler, sivil toplum kuruluşları ve yaşam savunucuları olarak haykırıyoruz: Doğal varlıklarımızın, su havzalarımızın ve ormanlarımızın sermayeye devredilmesine izin vermeyeceğiz! Ekolojik yıkım kararlarının altına atılan hiçbir imza meşru değildir. İstanbul’un ve tüm canlıların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz.