Türkiye’nin Sulak Alanları ve Gölleri krizde

İklim krizi, kuraklık ve artan su baskısı göllerin yüzeyini küçültüyor; sulak alanların kaybı ekosistemleri ve su güvenliğini tehdit ediyor.

Türkiye’nin Sulak Alanları ve Gölleri krizde

Su çekiliyor, kuraklık derinleşiyor
Türkiye’de göller ve sulak alanlar, iklim krizinin etkilerinin en görünür biçimde izlendiği
doğal sistemler arasında yer alıyor. Artan sıcaklıklar, yağış rejimindeki değişimler ve buna bağlı yükselen buharlaşma; tarımsal sulama, yeraltı suyu kullanımı ve diğer insan kaynaklıbaskılarla birleştiğinde göllerin su bütçesini zorluyor.


Kuraklığın karakteri değişiyor
1951-2022 dönemini inceleyen bir çalışma, özellikle 1990’ların sonlarından itibaren
Türkiye’de daha şiddetli ve daha uzun meteorolojik, tarımsal ve hidrolojik kuraklıkların
görülmeye başladığını ortaya koyuyor. Çalışmaya göre 2020-2021 su yılı, uzun dönemli
SPEI göstergelerinde Türkiye’nin en şiddetli ve uzun kuraklık dönemlerinden biri oldu.
Yağışın yanı sıra artan sıcaklık ve buharlaşma da kuraklığın şiddetlenmesinde rol oynuyor.


Tuz Gölü: değişimin en çarpıcı örneklerinden biri
Tuz Gölü üzerine 1985-2021 dönemini inceleyen uzaktan algılama çalışması, 2000’li yılların başından itibaren yükselen sıcaklıklar ve azalan yağışlarla birlikte gölün suyla kaplı alanının belirgin biçimde küçüldüğünü gösteriyor. 2001-2021 döneminde suyla kaplı yüzey, bazı yıllar dışında göl alanının yüzde 20’sinin altında kaldı; 2008, 2013, 2016 ve 2018 yıllarının ağustos aylarında göl tamamen kurudu. Çalışma, göl yüzeyindeki değişim ile ilkbahar kuraklığı arasında yüksek korelasyon bulunduğunu bildiriyor.

Burdur gölü
Burdur Gölü, son 50 yılda iklim değişikliği ve bilinçsiz su kullanımı nedeniyle hacminin ve alanının yaklaşık yarısını kaybetmiştir. Gölü besleyen dereler üzerine yapılan baraj ve göletler, tarımsal sulama için açılan bilinçsiz ve kaçak yer altı sondajları ile küresel iklim değişikliğine bağlı kuraklık nedeniyle kuruyor. Göl, 1971'deki en yüksek su seviyesinin yaklaşık üçte birini kaybetmiştir


Göller Yöresi’nde 35 yıllık iz
2026’da yayımlanan bir araştırma, Göller Yöresi’ndeki dokuz gölün 1990-2025 arasındaki
su yüzeyi değişimlerini uzaktan algılama yöntemleriyle inceledi. Araştırma, hidrolojik
kayıpların yalnızca su miktarını değil, göllerin ve yakın çevrelerinin yüzey sıcaklıklarını da
etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Bu durum, su yüzeyindeki küçülmenin yerel ısınmayı
güçlendirebileceği bir geri besleme riskini gündeme getiriyor.


Mogan Gölü’nde uzun dönemli değişim
Mogan Gölü için 1987-2023 dönemini inceleyen Landsat tabanlı bir çalışma da gölün su
yüzeyi alanındaki değişimi ortaya koyuyor. Çalışmada iklim değişikliğine bağlı etkenlerin
yanı sıra göl çevresindeki kontrolsüz yapılaşmanın da baskıyı artırdığı vurgulanıyor. Bu
örnek, göllerdeki değişimin tek bir nedene indirgenemeyeceğini; iklim ve insan
faaliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.


Kaybedilen sulak alanların boyutu büyüyor
2026 Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında yayımlanan verilere göre Türkiye’de son 60
yılda kaybedilen sulak alanların toplam büyüklüğü yaklaşık 1,5 Marmara Denizi büyüklüğüne ulaştı. Sulak alan kaybı yalnızca kuşların ve diğer canlıların yaşam alanlarının azalması anlamına gelmiyor; su tutma kapasitesinin düşmesi, kuraklık riskinin artması ve ekosistemlerin karbon tutma işlevlerinin zayıflaması gibi sonuçlar da doğuruyor.


İklim krizi tek başına değil
Bilimsel çalışmalar, göllerin küçülmesini yalnızca iklim değişikliğine bağlamanın doğru
olmayacağını gösteriyor. Yağış azalması ve sıcaklık artışı doğal su bütçesini zorlarken, aşırı yeraltı suyu kullanımı, tarımsal sulama, drenaj, kirlilik ve yapılaşma gibi baskılar bazı havzalarda kaybı hızlandırabiliyor. Bu nedenle göllerin korunması, yalnızca yağış
beklemeye değil, havza ölçeğinde su yönetimine dayanmak zorunda.


Devlet de iklim uyumuna yöneliyor
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün yürüttüğü, AB tarafından
2,725 milyon avro desteklenen üç yıllık bir proje; Türkiye’de göller, sulak alanlar, kıyı
bölgeleri ve nehirler üzerindeki iklim değişikliği etkilerini değerlendirmeyi ve bu
ekosistemler için uyum stratejileri ile doğa temelli çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Projede pilot alanlarda modeller oluşturulması ve iklim risklerine karşı uyum kapasitesinin
güçlendirilmesi hedefleniyor.


Su kaybı, iklim riskini büyütüyor
Sulak alanlar yalnızca su depolayan alanlar değil; taşkınları düzenleyen, yeraltı suyunun
beslenmesine katkı sağlayan, çok sayıda canlıya yaşam alanı oluşturan ve karbon
döngüsünde rol oynayan ekosistemler. Bu alanların küçülmesi, iklim krizinin etkilerine karşı doğal savunma mekanizmalarının da zayıflaması anlamına geliyor. Dolayısıyla Türkiye’de göllerin ve sulak alanların geleceği, aynı zamanda su güvenliğinin ve iklim uyumunun geleceği.

En Çok Krizde Olan ve Kuruma Tehlikesi Yaşayan Göller

Eber Gölü (Afyonkarahisar), Acıgöl (Afyonkarahisar/Denizli),  Burdur Gölü (Burdur):,  Akşehir Gölü (Konya/Afyonkarahisar), Tuz Gölü (Ankara/Konya/Aksaray), Seyfe Gölü (Kırşehir)


Sonuç: Göller için zaman daralıyor
Türkiye’nin göllerindeki değişim, tek tek göllerin hikâyesi olmaktan çıkıp ülkenin su
rejimindeki daha geniş dönüşümün göstergesine dönüşüyor. Özellikle İç Anadolu ve
Akdeniz havzalarında kuraklığın şiddetlenmesi, yüksek sıcaklıklar ve artan buharlaşma;
insan kaynaklı su kullanımıyla birleştiğinde risk büyüyor. Bilimsel izleme, havza bazlı su
bütçeleri, yeraltı suyunun korunması, verimli sulama ve kuruyan sulak alanların
rehabilitasyonu birlikte yürütülmezse, bugün mevsimsel görünen su kayıpları kalıcı ekolojik dönüşümlere dönüşebilir.

Kaynak notu
• Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kuraklık Analizi (18 Ağustos 2026 güncellemesi).
• Ege Coğrafya Dergisi: Türkiye’de SPEI’ye göre kuraklıkların zamansal değişimi (1951-2022).
• Ege Üniversitesi: Tuz Gölü’nde kuraklık ve yüzey değişimi (1985-2021).
• Anadolu Orman Araştırmaları Dergisi: Mogan Gölü su yüzeyi değişimi (1987-2023), 2026.
• MEMBA Su Bilimleri Dergisi: Göller Yöresi’nde hidrolojik kayıplar ve yüzey sıcaklıkları (1990-2025), 2026.

• Avrupa Birliği Başkanlığı: Türkiye’de göller, sulak alanlar, kıyı bölgeleri ve nehirlerde iklim değişikliği etkilerinin
değerlendirilmesi projesi.
• TRT Haber/AA: Türkiye’de son 60 yılda kaybedilen sulak alanların büyüklüğüne ilişkin 2 Şubat 2026 haberi.